X
WhatsApp destek ekibimiz sorularınızı cevaplıyor.
Merhaba, nasıl yardımcı olabilirim?
WhasApp Destek Hattı

Denizli Geri Dönüşüm Ülkemizde Geri Dönüşüm

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ‟Atık yönetimi eylem planında (2008)’’; katı atık eylem planı, ambalaj atıkları, tıbbi atıklar başta olmak üzere diğer atıklarla ilgili yapılması gerekenler listelenmiştir.

Buna göre; katı atık eylem planında mevcut duruma bakıldığında, aynı bölgede çok sayıda yerel yönetimin bulunması diğer altyapı hizmetlerinde olduğu gibi katı atık hizmetlerinde de işbirliğin ve eşgüdümün zorunlu olduğuna dikkat çekmekte ve belediyelerin ortaklaşa kurdukları birliklerin uygulamaları, zamanı, finansman kaynaklarını daha verimli kullanılması açısından önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bu çerçevede mahalli idare birlikleri tarafından yürütülen katı atık projelerinin de arttığı görülmektedir.

Türkiye’de katı atık yönetiminin mevcut durumunun belirlenmesi amacıyla 2005 yılında uluslar arası bir konsorsiyum tarafından ‟Türkiye için Yüksek Maliyetli Çevre Yatırımlarının Planlaması (YMÇYP)’’ AB Projesi’nde ele alınmıştır. Bu projeye göre; Türkiye’de yaygın olarak kullanılan atık toplama metodunun, kaldırım kenarına bırakılan plastik torbalar ve çok katlı binalarda yaşayan nüfusa hizmet veren büyük atık konteynırlarından oluştuğundan bahsedilmektedir. Türkiye’de atık toplama sıklığının şehirlerde her gün; küçük yerleşimlerde haftada 1-3 sefere kadar değiştiği belirtilmiştir. Türkiye genelinde toplama araçlarının hacminin genellikle 7 m3 ile 13 m3 arasında değişmektedir (Atık Yönetimi Eylem Planı 2008- 2012, 2008).

Türkiye’de atıklar genellikle kontrolsüz bir şekilde düzensiz depolama alanlarına dökülmekle beraber hızla düzenli depolama alanları inşa edilmekte ve işletmeye alınmaktadır. Halen toplam 2000 küçük ölçekli ve 50 büyük ölçekli düzensiz depolama sahası bulunmaktadır. Buna göre; Türkiye’de atık yönetimi konusunda çıkarılan kanunların ya da eylem planlarının planlı bir şekilde uygulanmasının yanı sıra denetiminin yürütücüler tarafından yapılması oldukça önemlidir.
5491 sayılı “2872 sayılı Çevre Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”a, “Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”ne; 5216 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Kanunu”na ve 5393 sayılı “Belediye Kanunu”na göre;
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bu alanlar dışında ise mahallin en büyük mülki amiri; evsel ve evsel nitelikli endüstriyel katı atıkların çevreye zarar vermeden bertarafını sağlamak,
Çevre kirliliğini azaltmak, katı atık depo sahalarından azami istifade etmek.
Ekonomiye katkıda bulunmak amacıyla, evsel katı atıklar içindeki değerlendirilebilir katı atıkları sınıflandırarak ayrı toplamak ve bunlarla ilgili tedbirleri almakla yükümlüdürler.


Türkiye’de atık yönetimi ile ilgili mevzuata göre:

  • 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 8.maddesinde: Her türlü atık ve artığı doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.
  • 5491 sayılı Çevre Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11.maddesindeki değişikliğe göre; “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler.
  • 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7.maddesine göre: “...katı atık yönetim planını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek bu amaçla tesisler kurmak kurdurmak...”
  • 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14.ve 15.maddelerine göre: “...katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak, yaptırmak...”
  • 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, Çevre ve Temizlik Vergisi (ÇTV)’nin 97.maddesine göre: “Kirleten öder prensibiyle atık üreticilerinin atık yönetimi hizmetlerine katılımı sağlanmaktadır.”
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 181.ve 182.maddelerine göre: çevrenin kasten ve taksirle kirlenmesine ilişkin cezalar düzenlenmiş olup, sorumlulara hapis cezasına varacak şekilde cezai yaptırım öngörülmüştür (Atık Yönetimi Eylem Planı 2008-2012, 2008).